levent
Levent
1950'lerde yerleşimin başladığı sırada, Etiler'e doğru giden Nisbetiye yolunun kuzeyinden başlayıp Levent Caddesi'ne kadar uzanan ve günümüzdeki Levent'in altıda biri kadar bir alanı kapsayan semt. 1. Levent'ten 4. Levent ve Yeni Levent'e kadar zaman içinde bölüm bölüm kurulup gelişmiş olan semtin günümüzdeki sınırları batıda Büyükdere Caddesi, doğuda Ebulûla Caddesi, güneyde Nisbetiye Caddesi, kuzeyde Orgeneral İzzet Aksular Caddesi'dir. 4. Levent'in güneyinden, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü Büyükdere Caddesi'ne bağlayan bağlantı yolu geçer. Levent'in güneybatısında, Büyükdere Caddesi'ne göre karşısında, Zincirlikuyu Mezarlığı, daha sonra cadde boyunca sıralanan Roche, Eczacıbaşı, Philips, Renault-Mais, Deva, Fako, Sandoz vb fabrika ve tesisleri, İETT Levent Otobüs Deposu ve Sanayi Mahallesi vardır. Bu hattın gerisinde, kuruluş tarihi açısından ilki Gültepe olan Kuştepe, Çeliktepe, Harmantepe, Ortabayır gibi bir zamanların ünlü gecekondu mahalleleri yer alır. Güneyde, 1965 sonrasında kurulmaya başlanan ve günümüzde çeşitli lüks apartman ve sitelerle Ortaköy sırtlarını bütünüyle kaplamış olan Nisbetiye Mahallesi; semtin doğu sınırı olan Ebulûla Caddesi'nin doğusunda da Akat Mahallesi vardır. Levent bütünlüğünden farklı bir yapılaşma olan daha çok subayların üye oldukları konut kooperatifleri veya özel şirket ve müteahhitlerin yaptırdığı konut ve sitelerle dolmuş bulunan kuzey ve kuzeydoğu kesimi, Konaklar Mahallesi'dir ve Harp Akademileri'nin geniş arazisine ve tesislerine komşudur. Levent, kent dışı bir toplukonut yerleşmesinin, İstanbul'da, 40 yıl içinde yoğun bir kent içi yerleşmeye dönüşmesinin belirgin örneklerinden biridir.Levent Mahallesi, adını, Osmanlı döneminde, 18. yy'da bu yörede bulunan Levent Çiftliği'nden almıştır. 18. yy'da da hemen hemen bugünkü güzergâhını takip eden Büyükdere yolunun doğusundaki geniş arazi I. Abdülhamid (hd 1774-1789) tarafından Kaptan-ı Deryâ Hasan Paşa'ya irat olarak verilmiş, o da burada bahçeler, binalar, kasırlar yaptırmış ve buraya deniz levendlerinden meydana getirdiği bir muhafız bölüğü yerleştirmiştir. III. Selim döneminde (1789-1807) padişahın bu civarda en fazla uğradığı yerlerden olduğu bilinen Levent Çiftliği, bir yandan Baltalimanı, Tarabya, Büyükdere, Belgrad Köyü ve Beşiktaş, öte yandan Kâğıthane, Haliç, Okmeydanı'na ulaşmak için bir kavşak noktası niteliğinde de görünmektedir. Fransız bilim adamı, hekim ve gezgin Olivier, 1790'larda İstanbul'u anlattığı seyahatnamesinde Levent Çiftliği'nde Avrupa usulü tüfek ve kasatura yapan bir imalathanenin varlığından söz eder. Ayrıca geniş arazi üzerinde pek çok güzel yapı olduğunu, modern eğitim ve donanımlı 1.200 bostancıdan kurulu bir piyade kıtası ile topçu ve süvari birlikleri olarak toplam 4.000 kişilik bir askeri birlik bulunduğunu anlatır. Levent'in ilk kısım evlerinin yapımına Emlak Kredi Bankası'nın toplukonut projesi çerçevesinde 1947'de başlanmış, 1950'de 1. Levent bitmiştir. Projesini mimar Kemal Ahmet Aru'nun yaptığı ilk 400 kadar ev ( 1. Levent), küçük bahçeler içinde tek veya iki katlı, ikiz veya tek evlerdir. 1. Levent'in gördüğü rağbet üzerine ve proje gereği yapımına hemen başlanan daha kuzeydeki 2. ve 3. Leventlerdeki konutlar, biraz daha büyük ve villa tipine daha yakın olmakla birlikte yine de orta gelir gruplarını hedefliyordu. Yapımına 1950 sonlarında başlanıp 1960'tan itibaren yerleşilen en kuzey kesimdeki 4. Levent ise o döneme göre lüks sayılabilecek villaların yanında Levent'te ilk kez birkaç katlı apartman tipi yapıları ve 4. Levent çarşısı civarında da daha yüksek ve çok daireli blokları içermekteydi. Emlak Kredi Bankası'ndan bağımsız olarak başka konut kooperatifleri veya özel şirket ve müteahhitler 4. Levent'in kuzeyinde ve kuzeydoğusunda 1960'ı izleyen yıllarda çok çeşitli apartman siteleri ve konutlar yapmaya başladıktan sonra, Levent'in görünümü de büyük ölçüde değişti. Ancak, asıl Levent evlerine kat çıkma izni verilmediğinden, bu kesimlerdeki binalar ve bahçeler, ilk görünümlerinden çok şey kaybetmekle birlikte, en azından apartmanlaşmaktan kurtulup yakın zamanlara kadar eski görünümlerini korudular. |
|
1950'lerde Levent, 2.000 nüfuslu, tüm sakinlerin birbirlerini tanıdıkları, ancak eski İstanbul mahallerinde rastlanan sıkı komşuluk ilişkilerinin sürdüğü küçük ve orta memur, subay, öğretmen, sanatçı, yazar, bilim adamı, küçük ve orta tüccar ve işadamlarının yaşadıkları bir orta sınıf semtiydi. 1950 başlarında semt tümüyle İstanbul dışı sayılırdı. Yerleşmenin yakın çevresinde başka bir yerleşme yoktu ve ulaşım Taksim veya Beşiktaş'a seyrek seferler yapan otobüslerle sağlanırdı. Bütün çevre kırlık, Ayazağa'ya doğru koruluk olduğundan 1954 kışı gibi soğuk geçen kışlarda Levent'in üstünde kurulduğu tepelere, hatta mahallenin çevresine kadar kurtlar inerdi. Bugün iyiden iyiye betonlaşmış olan Nisbetiye Mahallesi'nin bulunduğu Ortaköy sırtlarına kadar inen bölge bütünüyle tarla ve kırlıktı. Buradan akan derenin ve dutlukların etrafında piknikler yapılırdı. Mahallenin doğu kesimindeki son evlerinin karşısından başlayarak o zamanlar inşaat halinde olan Etiler evlerine kadar yine ıssız kırlar uzanırdı. Şimdiki Nisbetiye Caddesi Levent'i güneyden sınırlayan toprak bir kır yoluydu. Üçüncü Levent'in bulunduğu yörede Perili Köşk denen kışla veya kasır harabesi vardı. Levent'in çevresinin değişmeye başlaması, 1950 ortalarında, karşısında, Gültepe olmak üzere gecekondu mahallelerinin kurulmasıyla başlar. Yine aynı dönemde Etiler Mahallesi kurulmuş, Nisbetiye yolu düzenlenmiş ve güneyi yapılaşmaya açılmıştır. Levent 1960'lar, hele de 1970'lerden sonra, çevresini kuşatan yüksek beton binalar arasında sıkışmış bir görünüme bürünmeye başlamıştır. Aynı dönemlerde çevrenin nüfusu hızla artmış, dört bir yanında kurulan gecekondu veya lüks site mahalleleriyle bütün Levent bölgesi kentle birleştiği gibi, Levent trafik açısından da İstanbul'un en yoğun bölgelerinden biri haline gelmiştir. 1980 sonrasında Levent Mahallesi, 1. Levent'ten başlayarak konut bölgesi olma niteliğini de kaybetmeye yüz tutmuş, küçük villa tipi evlerin üstüne izinli bir kat ve kaçak katlar yapılarak, eski konutlar küçük şirketlerin idare merkezlerine, lokanta, kebapçı, diskotek, gece kulübü veya otomobil galerisine, ticarethane ve butiklere dönüşmüş; Levent, konut ağırlıklı olmaktan, ticaret ve eğlence ağırlıklı olmaya doğru evrimleşmeye başlamıştır. 1. Levent çarşısı, önlerinde kemerli yollar bulunan iki sıralı dükkânlarla eski görünümünü korumakla birlikte, semtin, orta sınıf memur, aydın semtinden orta-üst ve yüksek gelir gruplarının oturduğu bir semte evrimi sırasında, bu dükkânlar da nitelik değiştirmiştir. Kentin iş bölgesinin bu civara kaymasından sonra, orta ve küçük şirketlerin 1. Levent'e yerleşmelerine karşılık büyük holdingler 2., 3. ve 4. Levent'in Büyükdere Caddesi'ne bakan kesimlerini tercih etmişler ve gökdelenlerini buraya kurmuşlardır. Yapı Kredi Plaza, Sabancı Center vb gökdelenleri bu bölgede yükselmektedir. Semtin güneydoğusunda, Nisbetiye Caddesi ile Ebulûla Caddesi'nin kesiştiği köşede Otelcilik Yüksekokulu, hemen arkasında Polis Koleji, biraz kuzeyde Şişli Terakki Lisesi, Levent Camii'nin de üzerinde bulunduğu, 1. Levent'le 2. Levent'in sınırı olan Levent Caddesi üstünde Türk Spor Yazarları Derneği'nin tesisleri ve yüzme havuzu, aynı sırada İstanbul'un önemli özel hayvan hastanelerinden Animalia, 4. Levent'te 1970'lere kadar sinema salonu olarak kullanılan Levent Kulübü ve kulübün tenis kortları semtin ilk akla gelen tesisleridir. Kuruluş yıllarından başlayarak pek çok yazar, sanatçı, bilim adamı Levent'te oturmuş veya Levent'ten yetişmiştir. Çalıkuşu Sokağı'nda evi olan romancı Reşat Nuri Güntekin Levent'in ilk sakinlerindendi. Yine aynı sokakta gazeteci Rakım Çalapala ve pek çok okul kitabında imzası olan öğretmen Nimet Çalapala, Türkolog Profesör Ahmet Caferoğlu, yazar Şükûfe Nihal Başar, siyaset adamı General Sadık Aldoğan, bir sokak ötede Sülün Sokağı'nda müzikçi Doktor Bülent Tarcan, kardeşi piyanist Haluk Tarcan ve gerek o dönemin, gerekse günümüzün pek çok ünlü kişisi, yazarı, aydını, sanatçısı Levent'te otururlardı. 1950'lerde yazar Aziz Nesin, Levent çarşısının ilk kitapçı kırtasiyecisini açmıştı. Günümüzde, ilk sakinlerinin yüzde 90'ı bulan bir oranı Levent'ten taşınmış ve evler çoğunlukla ticari bürolara, dükkânlara ve eğlence yerlerine vb dönüştürülmek üzere el değiştirmiş. |